Nihat Baba

Nihat Baba

1958 yılından bu yana hizmet veren Tulumbalı Meyhane Nihat Baba’nın Yeri İzmir’in en köklü ve eski meyhanesi olarak, bu kültürü devam ettirmektedir. Herkesin damak zevkine hitap eden, birbirinden lezzetli yemekleri ve mezeleriyle Zeytinlik, Güzelyalı ve çok yakında açılacak olan Urla şubesiyle hizmetinizdedir.


1958 Yılında başlayan serüven…

Yıl 1958’i gösterdiğinde Nihat Arınç adlı genç en büyük zevki olan rakı ve sakatat sevdasını mahallesinde açtığı ilk tek tekçi meyhanesi ile gerçekleştirmiştir…


Dededen Oğula, Oğuldan Evlada
Nesillerdir devam eden işletme…

Tulumbalı Meyhane Nihat Baba’nın yeri 3. kuşak işletmecisi Eray Arınç’ın dilinden dedesi Nihat baba özü ve anıları;

Sevgili dostlar. Öncelikle belirtmeliyim ki üçüncü kuşak torun olarak böylesine önemli bir isim altında, dedemin bıraktığı mirası layıkıyla devam ettirmek, meyhane kültürünü yaşatmaya çalışmak benim için büyük bir gururdur. Bu yaşadığım hazzı, sevinci ve mutluluğu tarif etmem imkansızdır.

Rahmetli Nihat dedem bugünlerde Türkiye’nin en köklü ve meşhur meyhanesi Tulumbalı Meyhane’yi 1958 yılında açmıştır.

Dedem Nihat Arınç hayatı boyunca herkesle barışık olan, güler yüzlü, güzel sesi ve esnaf kişiliği ile yıllarını dürüst olarak çalışmaya adamış çok özel bir insandı. Herkesin derdine derman olmaya çalışan, çevresince sevilen, sayılan ender bir kişilikti. Çalışma hayatına İzmir Konak Kemeraltı’nda Ali Galip şekerlemelerinde paketlemeci olarak başlamıştır. Fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen dedem kardeşlerine bakmak için sabah akşam çalışıp, ekmeğini kazanan biri olmuş ve ailesini ayakta tutmuştur.

Yıllar yılı kovalamış ve 1957 yılında dedem hayallerini gerçekleştirmek için İzmir Zeytinlik de bir yer alıp, bu yere 1958 yılında Nihat Baba’nın Yeri Meyhanesinin merkez şubesini kurmuştur. Eski savaşan sineması önünde olan mekan zaman içinde dilden dile efsane lezzetleri, mekanın ambiyansı ve güzellikleri anlatılarak ünlülerin, iş adamlarının ve insanların uğrak yeri haline gelmiştir. Mezeleri, sakatatı, tandırı, meşhur Arnavut ciğeri ve kokoreciyle kaliteli ve lezzetli bir mutfağa sahip olan Nihat Baba’nın Yeri müşterilerine sunduğu hizmet anlayışıyla da herkesin takdirini kazanmış ve meşhur olmuştur. Zaman içinde rakı sunumunu nasıl daha keyifli ve farklı hale getirebilirim diye günlerce düşünen dedem, sonunda tulumbadan rakıyı koymayı keşfetmiştir. Günlerce araştırıp, sanayi sanayi dolaşarak tulumbadan çekilen rakıyı yapmak için usta aramıştır. Sonunda aradığı ustayı bulan dedem rakıya özel tulumba geliştirerek o günden sonra Tulumbalı Meyhane Nihat Baba’nın yeri olarak anılmaya başlamıştır.


Nihat dedem gerçekten çok faklı ve neşeli bir insan imiş. Mesela sofraya en son ikram ettiği ballı muzlu yoğurtlu tatlısıyla müşterilerine jest geçermiş. Hesap ödemenden önce son ikram olan bu tatlı Nihat dedemin müdavimleri tarafından ‘‘Nihat baba bizi öptü’’ esprisiyle masalarda kahkahalara sebep olurmuş ve herkes mutlu ve mesut ayrılırmış.

Dedem Tulumbalı Meyhane Nihat Baba’nın Yeri olarak kısa sürede İzmir’den Türkiye’ye nam salmış, İzmir’in en eski ve en meşhur meyhanesi unvanını gönüllerde kazanmıştır.

Nihat dedem 1985 yılında işletmesini babam ve amcama devrettikten sonra mütevazi hayatını rahmetli babaannem ile İzmir’in Urla Çesmealtı ilçesinde kendi yaptığı evinde devam ettirmiştir. 21 yılını burada geçiren dedem, kendini buranın halkına da sevdirerek son günlerine kadar burada yaşamıştır. Hiç unutmam çocukluk yıllarımda dedemlere kalmaya giderdim. Dedem balkonda bastonu ile oturur, sandalyesini ters çevirir, akşam olunca da bir şişe rakısını içer, yoldan geçene ‘‘Allah’a emanet olun’’ ‘‘Evinize sevgiler, hürmetler’’ derdi. Mahalleden geçen bir kişi dahi dedeme selam vermeden geçmezdi. Mahallenin çocukları dedemi çok severdi, dedemde çocukları. Her bayramda evinin önüne gelen çocukları bayram harçlığı vermeden göndermezdi. Sadece bayramlarda değil, sokakta yürürken bile karşılaştığı çocuklara bakkaldan istediklerini alırdı, ‘‘haydi çocuklar bakkala’’ derdi. Küçüğünden büyüğüne herkesi mutlu ederdi. Bayramlarda, özel günlerde herkes dedemin evinde kuyruk olurdu.

Dedem çok farklıydı benim için. O bir ekol, o bir marka, o bir istanbul beyefendisi asil bir insandı. Bugün Türkiye’yi yöneten insanlar, iş adamları dedemi arar ellerini öpmeye gelirlerdi. Onun en büyük serveti ismi, kişiliği ve güler yüzü idi. Asla parası ön planda olan biri değildi. Nihat baba gerçek bir baba idi.


Dedem benim idolüm, örnek aldığı ender insan, her şeyimdi. Ben dedeme tontonum derdim, oda bana Erayım derdi. Hiç unutamıyorum onu. Hala yüreğimde, hasretlerimde. Özlemle arıyorum. Ah keşke burada olsa başımızda dursa diyorum.

1985 yılında dedem meyhaneyi rahmetli Ali Mustafa Arınç amcama ve babam Erkan Arınç’a devrettikten sonra bu iki güzel insan yıllarca gece gündüz demeden emek harcayarak meyhanemizin varlığını bu zamana kadar taşıdı. Bana bu işi öğreten, meyhaneciliğin adabını ve usulünü anlatan amcama ve babama çok şey borçluyumdur.

Rahmetli Nihat dedemin dilinden öğrendiğim en önemli iki lafını hayatım boyunca unutamam. Birincisi ‘‘Taş taşı laf taşıma’’ ikinci lafı ise ‘‘var tecrübe yok ziyan’’.

Dedemin, babamın ve amcamın ilkeleri doğrultusunda bu işe gönül vererek Tulumbalı Meyhane Nihat Baba’nın Yerini 2009 yılında 3 kuşak olarak devraldım. Müşteri ilişkileri, alım satım ve muhasebe konusunda kendimi geliştirdim, alanında uzman kişilerle çalışarak markalaşma adımlarını attım.

2012 yılında İzmir Konak Yalı bölgesinde ve 2014 yılında İzmir Karşıyaka Ahmet Taner Kışlalı parkında olmak üzere iki yeni şubenin açılışını yaptık. Kısa bir zaman içinde ise Urla şubemizin açılışını yapacağız. Yeni yaptığımız yatırımlar, markalaşma ve kurumsallaşma adımları neticesinde Tulumbalı Meyhane Nihat Baba’nın Yeri olarak franchising vermeye başladık.

Siz sevgili dostlarımızı ve misafirlerimizi dedemden aldığım mirası devam ettirdiğim meyhanelerimize bekleriz.

Not: Nihat babayla ilgili fotoğraf arşivi ve kendi el yazısı ile yazdığı yazıları zaman içinde bu bölüme ekleyeceğiz.


Saygı ve Sevgilerimle

Eray ARINÇ
Tulumbalı Meyhane Yönetim Kurulu Başkanı